Liderlerin Kendine Sorması Gereken 10 Soru

Hayatı sora sora öğreniyoruz. Yaşadıkça keşfediyoruz ve zaman içerisinde ilgi duyduğumuz alanlarda sahip olduğumuz deneyimlerle bir unvan kazanıyoruz. Sonrasında ise kimi lider oluyor, kimi yönetici ya da kimi çalışan olarak hayatına devam ediyor.

İş hayatında lider, bir grup insana öncülük eden, hedeflere yönlendiren, dağınık güç ve bilgiyi bir araya toplayan kişi anlamına gelir. Lider olabilmek için en önemli faktörün sadece yeterli tecrübeye sahip olabilmekle çözülemeyeceğini lider olan herkes bilir. Liderlik için her zaman daha fazlasına ihtiyacınız vardır.

Bir lider gibi görünmek, liderlik varlığınızı güçlendirmek, beden dilini iyi kullanabilmek, duygusal durumunuzu kontrol haline alabilmek ve daha fazlası iyi bir liderin sahip olması gereken özelliklerden sadece bir kaçıdır; çünkü lider olmak her gün yeni sorumluluklar oluşturur ve lider olduğunuz alana göre bu sorumluluklarınız değişebilir. Kimilerine göre lider olabilmek, kişinin ruhunda olması gerektiği söylense de, günümüzde birçok takım yöneticisi, üst düzey yöneticiler ve CEO’lar liderlik koçluğuna ihtiyaç duyuyor. Bu sayede liderlik özelliklerini geliştirerek, ekibi ile olan etkileşimi arttırıyor ve iş gücünü verimli hale getiriyor.

Yazımızın başında hayatı sorarak öğrendiğimizden bahsetmiştik. Bazen sorularımızın cevapları kendimizde bulunur; ancak bu cevaplara ulaşabilmemiz için kendimize doğru soruları sormamız gerekmektedir.

Liderlik özelliklerinizi geliştirmeniz için, göz önünde bulundurmanız gereken 10 soruyu sizler için sorup cevapladık. Sizde kendinize bu soruları sorarak, kendi cevaplarınızla bizim verdiğimiz cevapları karşılaştırıp liderlik özelliklerinize yön verebilirsiniz.

1) İletişim kurarken yeteri kadar açık ve net misiniz?

Açık ve net bir iletişim her zaman kolay olmayabilir. Çalışanlarınız ile daha önce yaşamış olduğunuz olumsuz ikili ilişkiler iletişiminizi karışık bir hale sokabilir; ancak talep etmiş olduğunuz isteklerinizi karşı tarafa ne kadar net ve belirgin bir şekilde aktarırsanız aksiyonlarınızı o kadar hızlı alırsınız.

Lider olarak iletişiminizde yeteri kadar açık ve net olabilmeniz için aklınızdan geçenleri planlarken mantığınızı kullanın, kalbiniz ile tartın ve aktarımı için söyleme dönüştürün. Bu üçlünün (mantık-kalp-dil) uyumunu sağladığınız takdir de aktarımınız net ve açık olacaktır. Bu sayede çalışanlarınızla olan etkileşimin gücü artacak, anlaşma süreniz azalacaktır.

2) Özgün bir iletişimci misiniz?

Günümüzde insanların dikkat süreleri o kadar çok kısaldı ki, anlatımınızın etki oluşturabilmesi için ilgi çekici ve kısa ifadeler kullanmanız gerekiyor. Kullandığınız kelimeler kadar bu kelimeleri hangi vurgularla aktardığınızda büyük rol oynuyor ve bu durumu genel davranışlarınız destekliyor.

Kullandığınız kelimelerin seçimi ve vurgularınız, konuşma özgünlüğünüzü ortaya çıkarır. Liderlerin en büyük özelliklerinden bir tanesi de kendine özgün yapılarıdır. Çalışanlarınızın ya da yöneticilerinizin size bağlılık duymasının en büyük sebeplerinden biri özgün olmanızdır.

3) Kelimelerin gücünü yeteri kadar kullanıyor musunuz?

Bazen çok küçük kelimeler anlatımınızda büyük etkiler oluşturabilir. Kelimelerin gücüne inanan liderler, kelime seçimlerini güven duygusu veren kelimelerle desteklerler. Mesela; ‘’yapamam’’ demek yerine ‘’yapmayacağım’’ demeyi tercih ederler. Çünkü yapamamak ve yapmak istememenin arasındaki farkı iyi bilirler. Biri yetersizlik, diğeri ise tercih belirtir. Hiçbir lider yetersiz olarak algılanmak istemez.

Kelimelerin yetersiz kaldığı bazı anlar olabilir ya da bir konuşmanızda düşünmeniz gereken boşluklara ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu nefes aralıklarını ‘’ah’’ ve ‘’neydi o’’ gibi ifadeleri kullanmanız hazırlıksız ve belirsiz görünmenizi sağlar; ancak bu süreçlerde kısa aralar vererek cümlelerinize devam etmeniz konuya olan bağlılığınızı gösterir ve söylediğiniz kelimelerin değerini arttırır.

4) Hikayeler anlatıyor musunuz?

İyi hikayeler, bazı gerçeklerden daha etkilidir. Hikaye anlatmak ve aktarmak istediğiniz mesajın zihinde daha iyi canlanmasını sağlar. Tabi ki bu durum gerçekleri reddettiğimiz anlamına gelmiyor; çünkü gerçekler tarafsızdır. İnsanlar kararlarını gerçeklere dayalı alırlar. Bildikleri gerçekleri de hikayelerle daha kolay anlaşılır hale getirirler.

Güçlü liderin bir çoğu aynı zamanda iyi hikaye anlatıcılardır ve iki gruba ayrılırlar. Bazı liderler anlatımlarında bilimsel analiz yolu ile etkileşime geçer. Bu durum ‘’itme’’ stratejisi olarak bilinir. İtme stratejisinde konuşmacı, karşısındakini veriler ve oranlarla etkileyerek rasyonel bir konuşma gerçekleştirir.
Bazı liderler ise anlatımlarında hikayesel bir anlatım tercih ederler. Bu durum da ‘’çekme’’ stratejisi olarak bilinir. Çekme stratejisinde konuşmacı, bildiği gerçekleri hikaye yolu ile anlatır. Anlatan kadar dinleyicide konuya dahil olabilir ve hikayecinin yarattığı zihinsel sahnede daha fazla rol alır.

Hikayeler, insanların açık fikirli yorumlar yapmasını sağlar. Etkileşimi arttırır ve daha dinamik ilişkilerin kurulmasını sağlar. Çalışanlarınız ya da ekibinizle etkileşiminizi kuvvetlendirmek için doğru zamanlarda hikayelere başvurun. Etkin bir lider olarak ekibinizin ve kendinizin verimini arttırın.

5) Duruşunuz ve vücut diliniz sizi temsil ediyor mu?

Liderlerin kendini sesli ifade etmelerinin oluşturduğu etki kadar nasıl bir duruşa ve vücut diline sahip oldukları da önemlidir çünkü; vücudunuz şekli karakterinizi betimler. Otururken ya da ayaktayken dik durmanız gücü temsil eder. Omuzlarınızın açık göğsünüzün önde ve başınızın karşıya bakıyor olması kendinize güveni sembolize eder. Ekibiniz ya da çalışanlarınız ile diyaloglarınızı kurarken beden dilinizi ve duruşunuzu güçlü kullanıyor olmanız dikkatleri ve ilgiyi üzerinize çekilmesini sağlayacaktır.

6) Kıyafetiniz bir lider için uygun mu?

Herkes kendine ait bir tarz, hayat algısı ve bakış açısına sahip. Lider olarak kendi karakterinizi yansıttığını düşündüğünüz kıyafetleri giymeniz yeterli olacaktır. Kıyafetin önemi; kişinin kendine vermiş olduğu önem ve düzeni, çalışanlarına ve işine de veriyor olarak algılanır. Ayrıca ne zaman ve nerede kiminle karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Her zaman hazırlıklı olmanız açısından uygun olduğunu düşündüğünüz kıyafetlerinizle olmanız, rahat hissetmenizi sağlayacaktır.

7) İçeriğinizi farklı kitleler için uyarlıyor musunuz?

Bir lider her kitle ile iletişime geçmek zorunda değildir; ancak her kitle ile iletişim kuruyor olmanız, iletişim konusunda uzmanlaşmanızı sağlar. İnsanlarla iyi iletişim kurabilme yeteneğinizi kullandıkça, ikna kabiliyetinizin de zaman içerisinde geliştiğini göreceksiniz.

8) Baskı altında kontrolü kaybediyor musunuz?

Baskı altında dahi olsa kendinden emin bir iyimserlik, liderliğin en etkileyici göstergelerinden biridir. Aynı soğuk algınlık gibi duygularda bulaşıcıdır. Eğer sizin motivasyon ve gücünüz azalırsa, bilin ki ekibinizde aynı durumu sizinle yaşıyor.

Hayatın ne zaman ne getireceğini asla bilemiyoruz. Her an canınızı sıkacak bir durumla karşılaşabilirsiniz. Zor günler yaşadığınız vakit derin bir nefes alıp, gözlerinizi kapayın ve rahatlamak için kendinize biraz zaman tanıyın. Sonrasında ise kendinize  ‘’Durumu nasıl ele alabilirim ve olumlu sonuçlar elde etmek için kullanabilirim?’’ diye sorun.

Er ya da geç harekete geçip düzelteceğiniz bir durum için bekleyerek kendinizi yormaktansa, yaşadığınız durumu iyi analiz ederek yolunuza devam etmenin farkına varacaksınız. Unutmayın! Siz güçlü oldukça ekibiniz size olan desteğini eksik etmeyecektir.

9) İlham verici misiniz?

Çalışma alanınız ne olursa olsun ilham geldiğinde oluşturduğunuz çalışmanın karşısına geçip tekrar gözden geçirdiğinizde gurur duyarsınız. Bir lider olarak çalışanlarınıza ilham verebilmek, çalışanlarınıza ya da ekibinize yeni bir bakış açısı sunmak, yol göstermek, başarı örnekleri vermek ve motive edici cümleler kurarak sağlanır.

Pozitif olmayı bırakmayarak ve çalışmalarınıza inanarak çalışanlarınıza en büyük ilhamı vereceksiniz. Çalışanlarınıza ya da ekibinize onların tarafında olduğunuzu hissettirin.

10) Kendiniz için yeteri kadar zaman ayırıyor musunuz?

Sorumluluklarınız büyük. Ekibinizdeki birçok çalışan sizden gelecek kararları duymak için gözlerinizin içine bakıyor. Tüm gün firmanız ve çalışanlarınız için planlama yaparken bir yandan kendi çalışmalarınızı ilerletiyor ve yeteri kadar zamanınız kalırsa gelecek planlamalarınızı yapıyorsunuz.

Kendinize zaman ayırmak, ilgi alanını değiştirmeniz ve farklı alanlara odaklanmanız yapmış olduğunuz işe geri döndüğünüzde daha verimli çalışabilmenizi sağlar. Ayrıca kendinize ayırdığınız zamanları da işiniz için verimli bir hale getirebilirsiniz. Örneğin, blog yazabilirsiniz. Blog yazıyor olmanız iş dünyasında zaman ayıramadığınız kişilere düşüncelerinizi direk olarak aktarmanızı sağlar. İş dünyasında sosyal olarak tanımlanırsınız. Katıldığınız toplantılar ya da konferanslar için videolar oluşturup paylaşın. Bu sayede nerede olup ne yaptığınızı bilen müşterilerinizin güvenini kazanırsınız.

Son olarak ne yaparsanız yapın; ancak insan olduğunuz için dinlenmeye ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Sevdiğiniz şeylere ve insanlara zaman ayırmayı unutmayın.

Kaynak: https://insights.newscred.com/power-up-your-leadership-presence/

Bu İçeriklerde Hoşunuza Gidebilir

Dijital Dünyada Emoji Kullanımı ve Analizi

Sosyal Medya Algoritmaları Değiştiğinde Yapılması (ve Yapılmaması) Gerekenler

Kendi İşini Kuracak Girişimciler İçin Yol Haritası

Z Kuşağının Alışveriş Dünyasından Beklentileri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir