Teknoloji, Öğrenci İşbirliğini Nasıl Cesaretlendirir?

Teknoloji ekip çalışmasını ve sınıfta işbirliğini nasıl destekler?

Bugünün işverenleri yakın bir gelecekte, çalışanların sorunları çözmek için işbirliği (Collaboration) yapma kapasitesinin, içerik bilgisinden daha önemli olacağını söylüyor. Ve yakın tarihli bir araştırma, işverenlerin takım halinde çalışabilecek insanlar aradığını gösteriyor.

İleriyi düşünen öğretmenler, öğrencilerini dünya çapındaki sınıflara bağlayan takım çalışmasını ve işbirlikçi projeleri geliştirmek için teknolojiyi kullanır. Masalar tarafından izole edilmiş sınıflarda, sıraların arkasında öğrencilerin olduğu geleneksel sınıflarda, öğrencilerin ortak becerilerini geliştirmek zordur.

Teknolojinin düşünceli kullanımı, bu geleneksel paradigmayı kırabilir ancak eğitim teknolojisi lideri Alan November, ilk adımın yeni cihazlar sağlamak değil, eski zihniyeti değiştirmek olduğunu söylemiştir.

“Ne yazık ki, çoğu okul İnternet’i yalnızca bilgi bulmak için kullanır.” November, dört yıl önce “Myths and Opportunities of Technology in The Classroom” isimli bir video yayınladı. Okullarda yaptığı çalışmalar şunu gösteriyor: “Merkezi olarak eğitim sistemi, yavaş yavaş birbirine yardımcı olan çocuk ağına doğru kayma gösterir.”

Bu değişime liderlik yapan öğretmenler, öğrencilerin değişimlerinden övgüyle bahsediyorlar. “Bir zamanlar sınıfın arkasında oturan, konuşmak ya da dersin bir parçası olmak istemeyen öğrenciler, online oldukları ve öğrendiklerini paylaştıkları için çok heyecanlılar. Başkaları da öğrensin isterler ve önemli hissederler.” (Virginia, York County’deki Grafton Middle School’da 7. sınıf öğretmeni olan Jills Barnes)

Barnes, National Network of State Teachers of the Year’ın Digital Promise çalışmasına katılan ve 400’den fazla öğretmenden biridir. Süreci dijital kaynaklarla, tüm konforuyla başlatan öğretmenler, acemilerden profesyonellere, dijital öğretim stratejileri konusunda eğitim almış ve sınıfta teknoloji kullanımını kendileri gözlemlemişlerdir. Bu videoda Barnes ve diğer katılımcı öğretmenlerden daha fazla şey duyabilirsiniz.

İşbirliğini genişletmek için teknolojiyi kullanma hareketi arkasındaki teori, Sosyal Bilimler’e ve öğrenme sürecini daha iyi anlamamıza yardımcı olan bilişsel bilimdeki son gelişmelere dayanır. 2004’te National Academy of Sciences (Ulusal Bilimler Akademisi), bilişsel bilimi önerilen öğrenme ortamlarıyla bütünleştiren “How People Learn?”(İnsanlar Nasıl Öğrenir?) adlı olağanüstü bir kitap yayınladı.

Örneğin, öğretmenlerin araştırmanın temelinde kendi anladıkları karmaşık metinler ve zor matematik problemlerini çözerken, kendi anlayış metodlarını dikkatle izleyerek Metacognitive Strateji’lerle çocuklara yapılış yolunu anlatması ve anlamadıklarını fark etmelerini sağlaması gerekir. Bu Metacognitive Stratejiler, önce bir öğretmen tarafından, kendi iç düşünce sürecini modellediğinde, bir problem çözmeye çalışırken veya okurken öğretebilir. Öğrencilere stratejileri uygulamak ve tartışmak için bol bol şans verir. İdeal olarak bu çalışma, öğrencilerin birbirlerinin sorunlarını açıklığa kavuşturup, çözmek için birlikte çalıştıkları entelektüel bir toplulukta gerçekleşir.

Öğretmenler, teknolojiyi kullanarak bu tarz ortamları nasıl kurabilirler? İlk sıcak tema; Dönüştürülmüş Sınıflar. Öğrenciler derse başlamadan önce videolar ve metinler aracılığıyla dersi anlarlar.

Öğretmenler kendi video derslerini oluşturabilir veya TED-ed ve Han Academy gibi sitelerden eğitim videoları kullanabilirler. Öğrenciler daha sonra daha iyi anlamalarını ve öğrendikleri şeyleri uygulamalarını gerektiren projelerle vakitlerini geçirirler.

Sınıfları dönüştüremeseniz de önemli değil, ekip çalışması ve öğrenci işbirliğini teşvik etmek için popüler online araçları kullanabilirsiniz. Online bir yazarlar topluluğu olan “Figment”, gruplar aracılığıyla hem ortak çalışma alanları hem de bitmiş bir çalışmayı yayınlamak için bir yer sağlar. Common Sense Education’ı inceleyen Virjinya’lı bir öğretmen “Figment’e çocuklara ortak çalışma alanı oluşturmak için üye oldum. Ayrıca ders sırasında çocukların dikkatini çekmek için Figment’i kullanıyorum” dedi. “Figment’in kullanım koşullarının dijital vatandaşlık, katılımcılık ve adil kullanım konusunda kullanışlı olduğunu ddüşünüyorum”

Mektup arkadaşlığı ePals aracılığı ile yeni bir bakış açısı kazandı. 200’den fazla ülkeden gelen öğrenciler birbirlerine e-posta gönderebiliyor (Öğretmenlerin izleyebileceği güvenli bir sistem aracılığıyla), projelerde ve video sohbetlerinde birlikte çalışabiliyorlar. Öğretmenler bu fırsatı değerlendiriyorlar; öğrenciler bir yandan yabancı dillerini geliştirmek için pratik yapmış olurken diğer yandan herkes birbirinin coğrafyası, kültürü, müzik aleti gibi basit bilgileri öğrenme fırsatı yakalayabiliyor. Dünyadaki çocukların birbirleriyle kolayca iletişim kurabilmesi ve işbirliği için ePals gerçekten işe yarayan bir sistemdir.

Kaynakça: https://www.commonsense.org/education/blog/how-technology-can-encourage-student-collaboration

Bu İçeriklerde Hoşunuza Gidebilir

Başarılı İnsanların 50 Alışkanlığı

Geleceğin Müşteri Hizmetleri Teknolojileri

Liderlerin Kendine Sorması Gereken 10 Soru

Müşteri Sadakatini Sağlamak İçin 9 Tavsiye

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir