Sosyal Medya Değişim Yönetiminde Nasıl Kullanılır?

Günümüzde şirketlerin değişim yönetimi için öncelikle yönetimde değişim var! Sosyal medya ile buluşan farklılaşma stratejileri, değişim yönetiminin başarısı için olmazsa olmaz gibi görünüyor. Peki sosyal medya değişim yönetiminde nasıl kullanılır?

Weber Shandwick Employee Engagement & Change Management Başkan Yardımcısı Sarah Clayton tarafından Harvard Business Review’de yayınlanan “Change Management Meets Social Media” adlı makalede çalışanların yönetiminde değişim ipuçları ile sosyal medyanın faydaları detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Değişim Yönetimi Sosyal Medya ile karşılaşırsa ne olur? 

Yaygın kanıya göre değişim yolunu seçen insanların neler olup bittiğinden haberdar olması, sürece güven duyması ve kendini güvende hissetmesi için yüz yüze etkileşime ihtiyaç duymasına makalesinde değinen Sarah Clayton, kişilerin sosyal medyada günde neredeyse 3 saat harcamasına ve çalışanların zaten yarısından fazlasının şirket içi sosyal medya kullanımına dikkat çekiyor. Bu sayede şirketlerin sosyal medyayı değişim yönetimi aracı olarak kullanma fırsatı olduğunu vurguluyor.

sosyal_medya_degisim_yonetiminde_nasil_kullanilir

Clayton, kurumların sosyal network girişimlerini, blogları, wiki ve Slack, Spark gibi platformları kullansa da değişimi yönetmek adına sosyal medyada avantaj sağlayabilmeleri için dört yol olduğunu ifade ediyor.

Çalışanlar ve yöneticiler arasındaki mesafeyi kısaltmak

Şirket içindeki sosyal medya kullanımının, organizasyon hiyerarşisine şeffaf diyalog imkanı sağladığını belirten Clayton, “social CEOS” araştırmasına göre sohbete CEO’nun da dahil olması, çalışanların yöneticisi ile sosyal etkileşime girmesini ve CEO’nun da şirkette neler olup bittiğinden haberdar olmasını desteklediğini vurguluyor. Clayton, çalışanlar ve yöneticiler arasında mesafenin kısalması için çalışan memnuniyetine verdiği önemle öne çıkan e-ticaret şirketi Zappos CEO’su Tony Hsieh’i örnek gösteriyor. Hsieh’in işten çıkarma konusunda çalışanları ile kurduğu online şeffaf iletişime değiniyor.

Kısa bir not düşelim; Zappos’un çalışan memnuniyeti konusundaki ünü, yeni işe başlayan çalışanlarına hemen ayrılmaları için ödeme teklifinde bulunması ve çalışanlarına “aile” yaklaşımına dayanıyor.

Geleceği şekillendirmeleri için çalışanlara rol vermek

İş hayatında geleceği şekillendirmenin yolları arasında çalışanın, şirketin geleceği için verilen kararlarda rol almasını sağlamak yer alıyor. Clayton, şirket içi sosyal network kanallarının markanın ileriye yönelik planlarında çalışanlarıyla etkileşim kurmasına ve dönüşüme destek sağladığına değiniyor. Cisco’da önceki CEO John Chambers’ın yerine Chuck Robbins’in gelmesiyle oluşan ve çalışanların yorumlarına imkan veren kitle kaynağı kullanımını örnek gösteriyor. Buna benzer crowdsourcing yaklaşımların daha önce şirket değerleri için IBM’de ve operasyonel bütçe kesintileri için çalışan düşüncelerini alan BASF’ta kullanılmasına da dikkat çekiyor.

Çalışanların iş birliğini sağlamak ve belirsizlik için alan yaratmak

Clayton, makalesinde bu unsurla ilgili söze şöyle başlıyor: “sosyal medyadan bahsederken ‘community’ – topluluk dememizin bir nedeni var, burası insanların tartıştıkları, iş birliği yaptığı ve ortak deneyimleri yarattıkları bir alan. Bu tür bir destek, özellikle geniş çaplı değişimini sürdüren şirketler için önemli.” Bu konu için de Pfizer’in 2007’de büyük bir yapılanmaya giderek 10 çalışanına kendi hikayesini anlattırması yönündeki deneyimi örnek gösteriyor. Her biri ayrı organizasyonel yapıda ve farklı görevlerde bulunan bu kişilere kamera veriliyor ve kendi gerçek hayat deneyimlerini aktararak video günlükleri oluşturmaları isteniyor. Pfizer’ın diğer çalışanları ise kendileri ile aynı türden belirsizlikleri ve deneyimleri yaşayan bu iş arkadaşlarını takip etmeye başlıyor. Böylece 10 kişi, şirketin ünlüleri haline geliyor. Clayton, bu deneyimi aktarırken bu videoların çalışanlara CD halinde verildiğini de ekliyor ve şu an Youtube çağını yaşayan şirketler için böyle bir girişimin ne anlama gelebileceğini de doğal olarak sorguluyor.

Çalışan davranış değişimi yönetimine yardımcı olmak

İş yerindeki değişim süreci, çalışanların davranış değişimini ve adaptasyon sürecini doğal olarak etkileyebiliyor. Sosyal medya ve şirket içi uygulamaların yöneticiler ve çalışanlara birbirlerini tanıma ve ödüllendirme yolu sunduğunu makalesinde aktaran Clayton, teknoloji şirketi Symantec’in kullandığı Globoforce tarafından geliştirilen Applause adlı Sosyal Tanıma (Social Recognition) programının faydasına dikkat çekiyor.

Değişim yönetimi için sosyal medyanın tek başına yeterli olmadığını, işin içine pek çok faktörün eklendiğini vurgulayan Clayton’un bu aydınlatıcı makalesinin ayrıntılarını Harvard Business Review’de bulabilirsiniz. Değişim başlasın!

Kaynak: “Change Management Meets Social Media”, Sarah Clayton | Harvard Business Review | hbr.org

Bu İçeriklerde Hoşunuza Gidebilir

Çalışanınızın Bir Fikri Var: LIKE MY IDEA!

Her Şeyde Başarısız Olup Nasıl Büyük Kazanırsınız?

McDonald’s Social Business’ı Nasıl Kullanıyor?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir