“Big Data” Artık Sınıflarda!

Öğrencilik döneminde, ders notu tutmak bir çoğumuz için en ideal öğrenme şekillerinden biri. Ancak Big Data’nın hayatımıza girişi ve hızlı etkisiyle bu oldskool eğitim&öğretim şekli artık tarihe karışıyor gibi. Big Data, öğrencilerin öğrenim tarzını yeniden şekillendiriyor. Yeni ve dijital sınıf araçları ile, Big Data eğitim dinamiklerini değiştiriyor, tabii eğitimcileri de…

ThinkCERCA’nın kurucusu ve CEO’su olan Eileen Murphy Buckley, ThinkCERCA’yı veri tabanlı eğitim ortamı sağlayan bir şirket olarak tanımlıyor ve  “Veri insanların düşünme şeklini değiştiriyor,”  diye belirtiyor.

Peki veri tabanlı derslik yönetmek nasıl bir süreç ?

Eğer hayatımızın teknolojinin etkisi  altında olduğunu düşünüyorsanız, algoritmaların bizim davranış şekillerimiz analiz ettiğini söylediğimizde şaşırmayacaksınız , offlineda da bu duruma dahil. Biz o ana ve geleceğe yönelik şekillendiriyor.

Birçok online mağazayı düşünün – Amazon gibi – fikir, öneri olarak girilen datalar, ya da ürün siparişi ile toplanan veriler, tarama alışkanlıklarını ve davranış şekillerini belirler.

Eğitim de artık bu ekosistemin içine girdi. Veri tabanlı sınıflar, aynı online shopping işleyişinde olduğu gibi, öğrencilerin çalışmalarını raporlayıp, analiz ediyor.

Belirlenen dijital müfredat ve datanın etkisiyle eğitimcilerin öğretme şekli değişkenlik gösteriyor. Aşağıda veri ve eğitimin kesiştiği birkaç örneği görebiliriz:

Puanlama ve Sınıflandırma: En basit olarak, BubbleScore gibi uygulamalar ile eğitimciler mobil cihazlar üzerinden çoktan seçmeli testler yapabilir veya cihazlardaki kameralar aracılığı ile sınav kağıtlarını tarayıp, puanlayabilir. Bu gibi araçlar, genelde eğitmenler için tanımlanan parametreler ile birlikte raporlama ve puanlandırmaya yardımcı oluyor.

Kişiselleştirilmiş , Uyarlanabilir Öğrenme: Veri odaklı derslikler, öğrencilerin ne düzeyde öğrendiklerini deneyimlemeyi sağlıyor.  Böylece dijital dersler oluşturmak ve ders planı modülleri ortaya koymak, bu koşullar altında öğrenci ve eğitimcilere kolaylık sağlıyor.

Sorun Yönetimi: Sınıfta ortaya çıkabilecek sorunlara gelince; örneğin öğrencinin verdiği test kağıdı kendinin olmayabilir. iParadigms gibi uygulamalar ile, kamu veritabanları ve diğer online kaynaklar ile entegre olarak büyük veriden yararlanıyor. Bu gibi uygulamalar ile öğrencinin datalarının orijinal olup olmadığı doğrulanabilir.

Tüm bu işlevselliğin özünde önemli bir faktör vardır, ki bu da eğitmen faktörüdür. Eğitmen rolü hala verinin sınıfsal dönüşümünün merkezinde rol oynar. Dolayısıyla öğretmen ve öğrenci işbirliği ile,  big datadan yararlanarak, dijital temelli eğitim sistemine geçiş ve sürdürülebilirlik sağlamak oldukça verimli olacaktır.

Kaynak: Mashable

Bu İçeriklerde Hoşunuza Gidebilir

Artık kitaplar tarihe mi karışıyor ?

Bizim zamanımızda okullar böyle miydi?

Social Student Eğitim Dönüşümünü Başlatıyor!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir